GÖZ VE TAMAMLAYICI TIP

 

Gözler Sağlığımızın aynasıdır. Bugün göz doktorunda basit bir göz muayenesi sırasında bile, retina tabakası incelenerek, Diabet, Hipertansiyon Optik sinire bakılarak beyinde baskı yapan bir tümör saptanabilir. Karaciğer Hastalıklarında gözlerde sararma, kornea çevresindeki halka yüksek kolestrolü gösterebilir.

Bunların dışında klasik tıpta da tam olarak bilinmeyen gözün iris tabakası bize genetik olarak genetik olarak güçlü ve zayıf taraflarımızı gösterir ve gelecekte karşılaşacağımız hastalıklara karşı erken tedbir almamızı sağlayabilir. Henüz tam olarak kanıtlanmamış, tamamlayıcı tıbbın bir dalı olan İris Analizi (İRİDOLOJİ), Rusya, İngiltere, ABD ve Fransa gibi birçok ülkede uygulanmaktadır.

Op.Dr.Levent Ersan Moskova'da Prof.Dr.Şulpina'dan İris Analizi Eğitimi görmüş ve Sertifika almış, Paris ve Washinton'da araştırmalarda bulunmuş Türkiyedeki İlk İridoloji (İris Analizi) Uzmanıdır. Bu konuda çeşitli konferanslar vermiş, basında da çeşitli röportajları ve yazıları yayınlanmıştır.

Aşağıda Op.Dr.Levent Ersan ile yapılan bir söyleşiden alıntıyı okuyabilirsiniz.

 

GÖZÜMÜZ ORGAN HARİTASI GİBİ

 

ÜRÜN DİRİER / YENİAKTÜEL
Hayat ile aramızdaki en önemli pencere olan gözlerimiz, üzerinde genetik haritamızın çizili olduğu bir tür sağlık monitörlüğü görevini de üstleniyor. İristeki işaretler genetik olarak zayıf olan organlarımızı gösteriyor.


Gözün renkli kısmı olan iristeki lagün, hare ve benek gibi ayrıntıların, vücudumuzdaki problemli bölümlere işaret ettiğini ifade eden Op. Dr. Levent Ersan, iridolojinin hastalıkların erken teşhis edilmesine katkı sağlayacağını söylüyor. Ersan, Kanada, Rusya, Fransa, İngiltere ve Avusturya gibi bazı ülkelerin hastane ve araştırma enstitülerinde üzerine çalışmalar yapılan iris anali (iridoloji) aracılığı ile genetik olarak zayıf veya güçlü organlarımızın tespit edilebileceğini belirtiyor.

İristeki lagün, hare, benek gibi işaretlerin bulundukları yere göre anlamlandırıldığını ifade eden Ersan sözlerini şöyle sürdürüyor: "Üst kısımdaki işaretler beyin ve baş ile ilgili genetik problemleri, alt kısımdakiler bacak, karın ve üreme bölgelerindeki, yan taraftakiler de kalp, ciğerler ve sırt bölgesindeki genetik zayıflıkları gösterir. Örneğin sağ göz irisinin sağ, sol göz irisinin de de sol yarısının tam ortasında bulunan ve lagün denen lekeler kişinin genetik olarak kalp hastalıklarına yatkın olduğunu ifade eder.

İristeki turuncu veya kırmızımzı lekeler ise vücudun kansere olan yatkınlığını gösterir. Pankreasa ait bölümdeki işaretler kişinin kendisine dikkat etmezse şeker hastası olabileceğinin sinyalini verir. Yani iristeki işaretler vücudumuzdaki genetik olarak problemli organların tespit edilmesini sağlayarak önlem almamız için bizi uyarır.

Gözlerimiz ayrıca vücudumuzda yaşanan bir takım aksaklıkları da yansıtır. Mesela fazla ilaç aldığımızda biriken toksinler veya vücutta oluşan iltihaplar da kendisini göz içindeki bir benek şeklinde gösterebilir." İridoloji ile Rusya'da Fyadorov Hastanesi'nde mikrocerrahi üzerine staj yaptığı sırada tanıştığını, bu hastaneden iris analizi yapmak üzere bir sertifika da aldığını ve 12 yıldır iridoloji üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Op. Dr. Ersan, "Muayene için gelen hastalarımın gözlerindeki işaretlere de dikkat ediyorum.

Bir keresinde başağrılarından şikayet eden genç bir hasta gelmişti. Gözlerinde başağrısına sebep olacak herhangi bir bozukluk göremedim ve iris analizi yaptım. Beyninde bir problem olduğunu farkettim ve nöroloğa gitmesini önerdim. Nörolojik bir hastalık olan multipl skleroz hastası olduğu ortaya çıktı hastanın" diye konuşuyor.

Ersan, İridoloji'nin çok eski bir bilim olduğunu, Mısır papirüslerinde bile iris analizi ile ilgili resimlerin yer aldığını, modern iridolojinin temellerini ise 1800'lü yıllarda Macar bir doktor olan Von Peczely'in attığını ifade eden pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de iris analizi üzerine araştırmaların yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.

MAVİŞLER ASTIMA YEŞİL GÖZLÜLER DİYABETE YATKIN

Op. Dr. Levent Ersan göz renklerinin de vücut sistemindeki genetik zayıflıkları ortaya koyduğunu belirterek, renkli gözlülerin genetik olarak koyu renk gözlülere oranla daha zayıf olduklarını belirtiyor ve "Mavi, yeşil ve ela gözlüler hastalıklara karşı daha savunmasızdırlar. Örneğin dünyada astımlılar üzerine yapılan bir araştırma, en çok mavi gözlülerin bu hastalığa yakalandıklarını ortaya koymuş" diyor. Ersan, göz renklerine göre dikkat edilmesi gereken hastalıkları ise şöyle sıralıyor:

Kahverengi gözlüler: Kan dolaşımı sistemi ve kalp ile ilgili hastalıklara yatkındırlar. Anemi, kansızlık, mineral eksikliği, nadiren de karaciğer rahatsızlıkları yaşarlar.

Mavi gözlüler: Allerjik bir bünyeye sahip oldukları için astım türü rahatsızlıklar yaşarlar. Boğaz iltihabı, anjin, romatizma ve artrit bu grupta en çok görülen hastalıklardandır.

Mix (Yeşil-Ela gözlüler): Karaciğer, safra, pankreas ve sindirim sistemi hastalıklarına yatkındırlar. Şeker hastalığına (diyabet) yakalanma riskleri fazladır, vücutlarındaki şeker dengesizliği anksiyete türü ruhsal problemler yaşamlarına da sebep olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Op.Dr.Levent Ersan'ın Resmi Kişisel Web Sitesidir. 2006 © Tüm Hakları Saklıdır.

Desing By